Esma Hilal Karaman 2017 Karışık Malzeme, 32×32 pleksi glass, plastik satranç taşları,kına,https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezDetay.jsp?id=8artihKoq36Af4D7zU_JQw&no=3E3mtUHEbUSqj4Gm3b20MA

Michel Foucault, iktidar ilişkilerini incelerken doğrudan gözlemlenebilir olanlar üzerinden değil, etkiler aracılığıyla açımlanan ilişkilere odaklanır. Her söylemin ürettiği doğru, o söylemi kuran iktidar içinde oluşturulmuş söylemin sonucunda ortaya çıkar.
Foucault’ya göre, tek bir iktidar yoktur, iktidarlar vardır, bu nedenle çözümlemelerini belli bir söylemi açığa çıkarıp, analiz etmeye toplumda geçerliliği olan söylemlerin bireyler üzerinde yaratılan iktidar etkisini görünür kılmaya çalışır.
Çalışmalarımda kavramsal olarak odaklandığım şey, kına ritüelinin bir tahakküm aracı olarak, geçmişten günümüze toplumsal cinsiyet inşasına olan etkisiydi. Pleksiglastan yapılmış derinliği olan bir santranç tahtası meydana getirdik. Santranç oyununda kitleleri, (birey olarakta düşünülebilinir) temsil ettiğini düşündüğümüz taşları kına ile kaplayarak, normalde oyunun içinde kısıtlı olan hareket kabiliyetleri. tamamen ortadan kaldırdık.

Eğer bu taşlar gerçekten bireylerden oluşsaydılar, etraflarını çevreleyen
malzemenin şeffaflığından dolayı, hala belirlenmiş hareketlerini yapabilecekleri inancıyla, hiç hareket etmeden özgürce bekleyebilirlerdi. Neyse ki sadece plastikten yapılmış malzemeler oldukları için, hiç hareket etmeden özgürce bekliyorlar. Sonuçta kitleler çok zor harekete geçer. Oyuna, kimlik ve nedensellik kanunu hakimdir. Filin yapabileceği hareketler, niteliksel olarak bellidir.

Foucault, iktidarın kendi söylemine uygun özneler yaratmak için, zorlama ya da baskıya gerek duymadığını söyler. Bireylere, söyleme tabi olmasını gerektiren olgular sunar, bunları normalleştirerek empoze eder. Yaşantısal alanda, kına ritüelinin bireylere kazandırmak istediği bir öznellik biçimi vardır. Adanmış olan özne, adanacak olan özne, adayan özne, bu öznelliklerin, aynı bireyde, yaşantı içinde, farklı zamanlarda ya da farklı bireylerde mekansal olarak aynı zamanda tezahürü biz ce çok olasıdır. Örneğin; vezir, piyonu adayanken, piyon, vezire gururla kendini adayabilir sonuçta baki olan oyundur.
Ama sonuçta oyun oyundur. Bunun oyun olduğu, bu oyunun kurucusu olduğu, bu oyunun kurallarını kurucusunun koyduğu gerçeğini değiştirmez. Kuralın olduğu her yerde tahakküm ilişkisi vardır, insanın olduğu her yerde bu ilişkileri tersine çevirme imkanları sınırsızdır.

Foucault


Yorum bırakın